Çavuşesku’dan Baykal’a

Çavuşesku’dan Baykal’a

1989’un Aralık ayı içinde Romanya’nın demir yumruklu diktatörü Nikolay Çavuşesku bir haftadan kısa süreye sığan gelişmeler sonucu olarak iktidarı kaybetti. Eşiyle beraber kaçmaya çalışırken yakalandı. Romen halkını on yıllarca inim inim inleten çift, ayaküstü savcılık edildi. Savcılık idam kararı verdi ve bir duvarın dibinde kurşuna dizilerek öldürüldüler. İlginçtir bütün yeryüzünde Çavuşeskuların arkasından eylem yapılmış olan sanırım bir ülke de Ülkemiz oldu.
Daha ardından Çavuşeskuların düşüşüne sokak açan gösterilerin, ayaklanmaların yakınlarındaki iş dostları aracılığıyla örgütlendiği meydana çıktı. İşleri çığırından çıkaran, Timaşver’deki gösterilerde binlerce insanın can verdiği haberi yalandı. Neticede Ortada ve Doğu Avrupa’daki komünist rejimler birbiri ardına yıkılırken, iktidarı kaybetmeyip geliyor olacak döneme narin geçiş inşa etmek talep eden Romen komünistleri yıllardır iktidarından Okumaya devam et Çavuşesku’dan Baykal’a

Asıl sorun NATO’nun kimlik krizi

Asıl sorun NATO’nun kimlik krizi

Asıl sorun NATO’nun kendisine bir varlık nedeni araması. Ek Olarak doğrusu Gülnur Ay bet ve Rebecca Moore’nin NATO In Search of a vision (Vizyon peşinde NATO) başlıklı bir sürü faydalı kitaplarında vurgulandığı benzeri varlığını temellendirecek yepyeni bir vizyon peşinde olması.
Sonuçta bu teşkilat, Sovyetler Birliği’nin, Avrupa’nın Batısı üstünde yarattığı tehdide karşın kurulmuştu. Sovyetler çöktükten ek olarak sonra varlığını sürdürmesinin birçok manası yoktu. Gene de Ilgisiz Savaş bittikten ek olarak sonra eskiyen Komünist blok ülkelerinin sistem değiştirmeleri esnasında istikrarsızlık yaşanmaması amaçlı genişlemesine dayanak verildi. Okumaya devam et Asıl sorun NATO’nun kimlik krizi

Ölü erkek yürüyor

Ölü erkek yürüyor

YILLAR öncesinde Türkiye’de de gösterilen bir film vardı. İngilizce ismi, Dead Man Walking, ölü erkek yürüyor manasına geliyordu. Hakikat bir hikâyeden esinlenerek çekilen filmin geçtiği eyalette ile ilgili idam hükmü verilmiş suçlu, hücresinden elektrikli sandalyenin yer aldığı odaya yürürken gardiyan “ölü erkek yürüyor” diye bağırıyordu.
Usame bin Ladin’in beklendiği benzeri bir mağarada değil Pakistan’da çalışma süresini tamamlamış yani emekli subayların bulunduğu Abodabad şehrinde, ülkenin en mühim harp akademisine 3 kilometre mesafedeki kocaman ve Pakistan ölçülerinde hayli lüks bir villada bulunup öldürülmesi şüphesiz dönüm noktası sayılacak bir durum. Fakat bin Ladin esasında bir sürü eskiden can vermiş ve hükmün infazını bekleyen bir şahsiyetti. Bugünden ardından ölüsü geride bıraktığı teşkilat tarafından dirisinden ek olarak işlevsel dahi olabilir.
Bin Ladin’in ölümü Arap ülkelerini sallayan kocaman demokratik kalkışmalar esnasında meydana geldi. Sadece bu tesadüfün ironisi üstünde dahi uzunca zaman tahmin etmek gerekir. Ulusaşırı Cihadcı davranış 1990’lı senelerde Okumaya devam et Ölü erkek yürüyor

Çin’in harika kuvvet çekingenliği

Çin’in harika kuvvet çekingenliği

DÜŞÜNCE kuruluşları bir taraftan bugünün meseleleriyle alakalı çözümlemeler yapıp siyaset önerilerinde yer alır. Öbür taraftan kilosu meydana iştirak eden fikir kuruluşları koşullar her halükarda geleceğin tasarlanması amaçlı çalışır. Aspen Enstitüsü’nün İtalya şubesi, Aspen Taktik Grubu ve Çin Komünist Partisi Orta Komitesi Parti Okulu’nun beraber düzenledikleri “Çin-Avrupa-ABD üçlü tartışması”başlıklı konferans 2. türden bir çalışmaydı.
Dünya ekonomisinin yüzde 60’ını yaratan üç kocaman gücün yepyeni bir hayat düzeni şekillenirken ne türlü işbirliği yapabilecekleri, her birinin sıkıntıları, amaçları, çıkarlarının nerede çatışıp nerede partner olabileceği ve stratejik gelişmeleri ne türlü değerlendirdikleri tartışıldı. Çin’den iştirak eden katılımcılar hem bir hayat politikasi hakkındaki görüşlerini hem bir de bizzat durumlarıyla alakalı değerlendirmelerini çoğunlukla açık yüreklilikle meydana koydular. Okumaya devam et Çin’in harika kuvvet çekingenliği

Demirel’in yapamadığı muhasebe

Demirel’in yapamadığı muhasebe

11 Eylül 1980 bugünü Türkiye’nin illerinde hayatını sürdüren aklı en başında her biri şayet “ordu gelip el koysun bu yıkım sona ersin” demiyorduysa, asker herhalde gelmek üzeredir diye bekliyasker. Ülkede 1 Mayıs benzeri bir kırım görünüyor, anamuhalefet liderine suikast tertip ediyor, bir öbür suikast girişimi ile ilgili bizzat çağın Başbakan’ı CUMHURIYET HALK PARTISI Evrensel Başkanı’nı uyarıyasker. Ülkenin Sünni-Alevi ayrılığının keskin meydana geldiği iblis üçgenindeki illerinde kıyımlar görünüyor, misyonu bunları önlemek olanlar olaylara izleyici kalıyasker.
Dönemin halkoyu yoklamalarında ezici çoğunluk iki kocaman partinin bir araya gelmesini arzular ve aykiri partilerden kaçarken, meclis ne Cumhurbaşkanımız seçebiliyor ne de seçime gidebiliyasker.
Darbeyle huzurlu soluk alan toplumun bilmediğiyse, kendisini TSK’nın darbesinden yardım umacak duruma getiren kuvvet ortamının oluşmasında “kurtarıcı” müessesenin hatırı sayılır bir hissesi olduğuydu. Okumaya devam et Demirel’in yapamadığı muhasebe

AB’nin Sulh Ödülü

AB’nin Sulh Ödülü

9 Kasım 1989 Ilgisiz Savaş’ın ve Avrupa’nın bölünmüşlüğünün en kuvvetli sembolü meydana gelen Berlin Duvarı’nın Doğu ve Batı Berlinliler aracılığıyla gece zamanı yıkıldığı gündü. Hiç beklemediğiniz bir sürede Almanlar kaderlerini ellerine almışlardı.
Duvarın yıkıldığı ve Ilgisiz Savaş’ın fiili bitişini duyuru eden bu durum Avrupa Birliği’nin de tarih sahnesine çoğalış tüm ağırlığını koyabileceği andı. AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’nin kocaman desteğiyle Avrupa’nın bölünmüşlüğünü giderecek adımlar atılmış, Almanya birleşmiş, öncesinde NATO sonrasında AB genişleme siyasetleri, kıtadaki kapanmamış hesapların çatışmaya sokak açmamasını sağlamıştı.
1990’lı seneler süresince AB’nin gerçekleştirdikleri, etrafına verdiği ek olarak sıkı, ek olarak insanca, ek olarak bağımsız, ek olarak eşdeğer hayata ümidi bir takım yazarların 21. asrın Avrupa yüzyılı olacağı iddiasında bulunmalarına dahi sokak açmıştı. Okumaya devam et AB’nin Sulh Ödülü

Kandil’den ardından

Kandil’den ardından

SONUÇTA İstanbul’da 1 Mayıs’ın ne türlü ve nerede kutlanacağına konusunda bir uzlaşma sağlanamadığından koca kentin toplu taşımacılığı hemen hemen tümüyle kapatılacak. Bu Şekilde bir konuda bile mantık dışı ısrardan vazgeçemeyenleriyle, bütün şehri cezalandırmak dışarısında önlem düşünemeyenleriyle uzlaşmasızlığın “milli” haslet meydana geldiği bir defa daha vurgulanmış oluyor.
Bu kepazelik üzerinden iki ölçümlendirme inşa etmek olası. Birincisi Türkiye’de politikanın bir sürü daha sertleşeceğine konusunda emarelerin artacağıdır. Bu sertliğin sadece politik sorunlarla hudutlu kalmayıp yaşamsal ilişkilerde artacağını düşünmemiz amaçlı de olması gerektiği kadar işaret birikti. İktidarın ‘ben yaptım oluyor’ tavrıyla, muhalefetin 1950’lerin sonlarını andıran üslubunun da yaşamsal zeminde kuralsızlık ve ‘gücü gücü yetene’ anlayışına prim vereceği ortadadır. Okumaya devam et Kandil’den ardından

Birand’ın ufku

Birand’ın ufku

HENÜZ vefatının üzerinden bir sene geçmedi fakat geçen gün Kadir Özgü Universitesi’nde Mehmet Ali Birand hatırasına bir panel tertip etti. Iş arkadaşlarının birçok azının katıldığı, eşi Cemre Hanım ve erkek çocuğu Umut’un katıldığı toplantıda Birand bilhassa Türk-Yunan ilişkilerine yaptığı katkı çerçevesinde değerlendirildi.
Panelden öncesinde gösterilen bu konudaki az bir belgeselden ardından panelistler bir basın mensubu, bir arkadaş ve Türk-Yunan arkadaşlığına kocaman katkı yapmış bir kişilik olarak Birand’ı anlattılar. Birand’ın basın mensubu olarak mesleğine karşı titizliği, en kolay değil dönemlerde Türkiye-Yunanistan aralarında diyalog yöntemlerini açık tutma gayreti, gazetecilik merakı ve enerjisi her biri aracılığıyla ifade edildi.
Birand 1997’de o zamanlar Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis’in danışmanı meydana gelen Hristos Rozakis ile müteveffa Deniz Kuvvetleri Komutanı Itimat Erkaya’nın inisiyatifiyle başlatılan Türk-Yunan Forumu’nun kurucularındandı. Forum İngiliz stratejik fikir kuruluşu RUSI ve Norveç’ten sulh konusundaki çalışmalarıyla malum PRİO’nun aracılığıyla 1997’de toplanmaya başladı. Okumaya devam et Birand’ın ufku

Bir delikanlının ölümü

Bir delikanlının ölümü

“GÜLSÜM Elvan, bekliyor. Erkek Çocuğu Berkin’in uyanmasını.”Reyan Tuvi’nin Radikal-2’de 17 Kasım bugünü çıkan, insanın içini burkan yazısı bu sözlerle başlıyordu. Tanımadığımız, bilmediğimiz, başına bu şekilde bir yıkım gelmese büyük ihtimal asla tanıma fırsatını da bulamayacağımız bir gençti Berkin. Seyahat direnişine katılanlara karşı hükümetçe körüklenen nefret ve kuvvet kasırgasından hissesini almıştı. 15 yaşındaydı. Harika, aydınlık bir yüzü vardı.
Daha hayatının başındaydı, herhalde rüyalara, hülyalara sahipti. Bizzat amaçlı, ailesi amaçlı ümitleri, beklentileri, amaçları vardı. Seyahat esnasında veya daha sonraları hunharca veya soğukkanlılıkla öldürülen, can veren öbür gençler benzeri Alevi idi.
Hükümet mensupları amaçlı herhalde o da kendisinin iktidarlarına göz dikmiş, çoğalış hangi komplo ise akıllarına iştirak eden, ona dahil olmak üzere ettikleri bir zarar veren varlıktı. Bundan ötürü hükümetin hiçbir azasi sokakta başına gaz kapsülü geldiği amaçlı komada yatan, can verdiğinde 16 kilo tartan bu çocuğun ailesini aramayı aklından geçirmedi. Cumhurbaşkanımız Gül telefon ettiğindeyse hem bir tıbben hem bir de beşeri bir jest inşa etme yerine çoğalış birçok geçti. Okumaya devam et Bir delikanlının ölümü

91. yıl

91. yıl

Bu geceki Cumhuriyet Bayramı çağrısı Çankaya’da verilmeyecek.Başbakanlık olarak inşa edilirken hangi kamu otoritesinin yetkisiyleolduğu birçok netleşmeden Cumhurbaşkanlığı makamına devredilen yenibinada hükümet erkanı ve yepyeni seçkinler ağırlanacak. Çankaya’nınfiilen ve simgesel olarak devreden çıkması bizzat başına kocaman birönem taşıyor. AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’de Beyaz Ev’in ya da Fransa’da Elysée Sarayı’nınyerine yabancı bir binanın ikame edilmesi düşünülemez dahi.
Zira oralarda ve esasında kendisiyle siyaseten barışık tümülkelerde gelenekler ve sistem oturmuştur. Gelen iktidarlarınyerleşik alışkanlıkları, değerleri, simgeleri değiştirme diyebir dertleri yoktur. Sistem içerisinde ifade edilecek en radikaldeğişiklikler dahi var meydana gelen müessesesel ve simgesel çerçeve içindeyapılır. Devrimci Okumaya devam et 91. yıl