Binlerce öğrenciye şok

29 yaşındaki erkek üniversitelileri apar topar askere alınma endişesi sardı. Askerlikle ilgili tartışmalar, YÖK’e gönderilen bir yazıyla alevlendi.

ODTÜ öğrencisi İbrahim Kaya, 14 Mayıs’ta askerlikle ilgili 29 yaş sınırı nedeniyle üniversite yönetimine başvurdu. Kaya’ya gelen 16 Mayıs tarihli yazıda Milli Savunma Bakanlığı’nın 18 Ocak 2012’de YÖK’e gönderdiği yazıya atıfta bulunularak “29 yaşını tamamlayan öğrencilerin kayıt yaptıramayacağı” belirtildi.
Sosyoloji Bölümü 1. sınıf öğrencisi İbrahim Kaya, çözüm arıyor: “Okul eylülde kaydımın yapılması için benden askerlik yaptığıma dair belge istiyor. Ama ben askerlik yapmadım bu belgeyi nasıl alacağım? Bu durumda üniversite kaydımı yapmayacak. Mağdur öğrenciler olarak meclise bizzat başvuruda bulunduk. Ama sonuçsuz kaldı.”

ODTÜ İşletme Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Arda Güven de endişeli: “Eskiden 29 yaşında bir öğrenci üniversiteyi bitirene kadar askere gitmiyordu. Mezun olmama 1 yıl kala ben okula ara verip nasıl 15 ay askerlik yaparım?’’ İÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik 3. Sınıf öğrencisi Yaşar Aydoğan 4 aydır düğümü çözmeye çalışıyor:
“Eğer okuldan kaydımızı silersek 2 yıl daha askere gitmeme hakkı elde ediyoruz. Şimdi 29 yaşındayım, okulu bırakırsam 31 yaşına kadar askere gitmeme hakkı elde ediyorum. Ama bana 1 yıl daha süre verirlerse zaten mezun olacağım. Askerlik şubesinden yoklama kağıdı geldi ve 4 aydır bu sorunu çözmek için uğraşıyorum. Bütün zamanımı bu soruna ayırdığım için derslerimle de ilgilenemiyorum.’’

“Eskiden müsamaha gösteriliyordu”
ODTÜ’lü Kaya, Güven ve İÜ’lü Aydoğan, buzdağının sadece görünen kısmı. İnternet forumlarında binlerce genç, 29 yaş muammasını çözmeye çalışıyor. 29 yaş ile ilgili olarak aslında yasal bir değişiklik yok. Hem 1111 Sayılı Askerlik Kanunu gerekse bu kanunda değişiklik yapan yeni kanunda 29 yaş sınırı var. Ancak forumlardaki iddialara göre eskiden hâlâ okumakta olan öğrenciler için hem üniversite yönetimleri hem askerlik şubeleri ‘müsamaha’ gösterirken artık durum değişti. Üniversite yönetimlerinin kendilerine “kayıt dondurup askerlikten sonra eğitime devam etmelerini” önerdiğini savunan öğrenciler, “Biz üniversitelerin bize sahip çıkmasını istiyoruz. 29 yaş sınırının 32’ye çıkarılmasını istiyoruz”diyor.

Türkiye genelindeki 167 üniversitede 29 yaş sınırında binlerce öğrencinin olduğu tahmin ediliyor. Kayıt dondurmanın yanı sıra gündeme gelen seçeneklerden biri de bedelli askerlik. Ancakbunun için de en geç 15 Haziran’a kadar başvurup 15 bin liralık ilk taksidin ödemesi gerekiyor. Başvuruların bitmesine 1 ay kala bedelli askerlik için başvuranların sayısı 27 bin 400’dü.

Cudi top atışına tutuldu

Şırnak’taki Cudi Dağı’nda PKK’lı teröristlerin etkisiz hale getirilmesi amacıyla başlatılan operasyonlar devam ederken, Mart ayında 6 Özel Harekat polisinin şehit olduğu Hisar Çağlayan bölgeleri Kobra helikopterleri tarafından bombalandı. Bölgedeki ’kritik noktalar’ top atışına tutuldu.

Irak sınır şeridi üzerinde bulunan Şırnak’ın Cudi Dağı’nda dün gece hareket halinde bir PKK’lı grubun tespit edilmesi üzerine kapsamlı operasyon başlatıldı.

Hisar Çağlayan bölgesinde yoğunlaşan operasyonda, jandarma özel harekat timleri, PKK’lı teröristleri etkisiz hale getirmek amacıyla gizlenebilecekleri alanları çembere aldı. Operasyona havadan destek veren Kobra helikopterleri PKK’lıların gizlenebileceği alanları bombalarken, Hisar Taburu’ndan sürekli top atışı yapıldı. Bölgeden dumanlar yükselirken, PKK’lıların ise sürekli yer değiştirdiği, jandarkma özel harekat timlerinin ise buna göre dağın bir çok noktasında konumlandığı bildirildi. Cudi Dağı’ndaki ormanlık alanlarda başlayan yangın devam ederken, dumanlar Cizre ile Silopi İlçesi’nden de çıplak gözle görülebiliyor.

Bir eksildik bin varız!

Cudi Dağı’nda şehit olan teğmen Korhan Kuruçay’ın cenazesi memleketi Çankırı’da toprağa verildi. Kuruçay’ın haziran ayında köy düğünü yapacağı eşi Hicret Kuruçay, kolyesine taktığı eşinin alyansıyla asker selamı verdi.

Cudi Dağı’nda çatışmada şehit olan teğmen Korhan Kuruçay’ın (25) cenazesi, Kurşunlu Devlet Hastanesi’nden alınarak evinin önüne getirildi.

Şehidin babası Ünal Kuruçay ve diğer yakınları, Hacı Bekir Mahallesi’ndeki evlerinde taziyeleri kabul etti.

Çankırı Valisi Vahdettin Özcan’ın taziyelerini ilettiği baba Kuruçay, ”Ben 62 yaşındayım. Şimdi olsa askere giderim. Bir eksildik, bin varız. Taziyeyle geçiştiriyoruz. Şehitlerimizin hepsi unutuluyor. Bunu da unutacağız” dedi.

Vali Özcan da şehit Kuruçay’ın kendi evlatları olduğunu ve asla unutmayacaklarını söyledi.

BABA KURUÇAY: ÜLKEMİZİ KİMSEYE YEDİRMEYİZ
Baba Ünal Kuruçay, ”Vatan için gencecik oğlumu kaybettim. Bu evlatlarımız bizi ayakta tutuyor. Ülkemizi kimseye yedirmeyiz” diye konuştu.

Evinin önünde helallik alınmasının ardından Belediye Meydanı’nda düzenlenen cenaze törenine şehidin ailesi ve yakınlarının yanı sıra Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kılıçlar, Vali Vahdettin Özcan, AK Parti Çankırı milletvekilleri İdris Şahin ve Hüseyin Filiz, Çankırı Belediye Başkanı İrfan Dinç, vatandaşlar ve askeri erkan katıldı.

ACILI EŞTEN ASKER SELAMI
Şehit için saygı duruşunda bulunulması sırasında Kuruçay’ın 7 Nisan’da nikahları kıyılan ve haziranda düğün yapmayı planladığı eşi Hicret Kuruçay ile annesi Nezire Kuruçay asker selamı verdi.

Boynundaki kolyede eşine ait olduğu tahmin edilen alyans taşıyan Hicret Kuruçay, verilen sandalyeyi istemedi, ayakta duracağını söyledi.

Cenaze namazının kılınmasının ardından şehidin Türk bayrağına sarılı tabutu, cenaze aracına konularak ilçe mezarlığına götürüldü.

Binlerce kişi cenaze aracının arkasından mezarlığa kadar slogan atarak yürüdü. Cenaze, ilçe mezarlığında burada toprağa verildi.

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Kalyoncu, şehidin annesi Nezire Kuruçay’a Türk bayrağı ile oğlunun fotoğrafını verdi.

Teğmen Korhan Kuruçay’ın şehit olduğu Bestler Dereler Bölgesi’nde çatışmada 2 asker yaralanmıştı.

Molotof atarken kendini yaktı

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Salman Akpınar ve Hamit Aksan getirildi. Tutuksuz sanık Merdan B. ise duruşmaya katılmadı.

AVUKAT BERAAT İSTEDİ

Duruşmada ilk olarak sanıkların avukatı Ömer Çiftçi son savunmasını yaptı. Sanık Hamit Aksan’ın emniyetteki ifadesinde olaya karıştığını söylediğini belirten avukat Çiftçi “Sonra bu ifadesinden vazgeçti. Karışsaydı gidip kendi teslim olmazdı. Hangi akılla ben yaptım demiş bilmiyorum. İradesinin sakatlandığını düşünüyorum. Emniyetteki ifadesine katılan avukatı polis ayarladı. Kim olduğunu bilmiyoruz. Bu avukatın mahkemede dinlenmemesi eksikliktir. Suça karışmış olsalar bile kasıt otobüse zarar vermektir. Öngörülemeyen bir sonuç ortaya çıkmıştır. Bu nedenle beraatlerine karar verilmesini istiyoruz” dedi.

SANIKLAR BERAATİNİ TALEP ETTİ

Mahkemede son sözü sorulan Salman Akpınar, “Beraatimi talep ediyorum” diye konuştu. Son sözü sorulan Hamit Aksan, diyecek bir şeyi olmadığını söyledi.

İKİ SANIĞA İKİ KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Bir süre ara verdikten sonra davayı karara bağlayan Mahkeme Heyeti, tutuklu sanıklar Hamit Aksan ve Salman Akpınar’ın “PKK silahlı terör örgütü adına hareket ederek üzerlerine atılı olan devletin birliğini bozmak ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik vahamet arz eden eylemi gerçekleştirdiklerini” belirtti. Mahkeme Heyeti, sanıkların suçun işlenişi, fiilin özellikleri, kastın yoğunluğu, olaydaki konumlarını dikkate alarak ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmalarına hükmetti.

İki sanığın, 18 yaşından küçük maktul Serap Eser’i patlayıcı madde atmak sureti ile yakarak kasten öldürmek suçunu işlediklerini kaydeden Mahkeme heyeti, sanıkların bu suçtan da ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme iki suçtan verilen cezada da, sanıkların pişmanlık göstermemesi nedeniyle indirim yapmadı.

İKİ SANIĞA AYRICA 6’ŞAR YIL 8’ER AY CEZA VERİLDİ

İki sanığın ayrıca “patlayıcı madde bulundurmak ve nakil etmek” suçundan 6’şar yıl 8’er ay hapisle cezalandırılmasına karar verildi.

TUTUKSUZ SANIK BERAAT ETTİ

Tutuksuz sanık Merdan B.’nin “Kasten çocuk öldürmek, patlayıcı madde atmak, kamu malına zarar vermek” suçlarından beraatine hükmedildi.

SERAP ESER 29 GÜN YAŞAM MÜCADELESİ VERMİŞTİ

Küçükçekmece’de 8 Kasım 2009 günü 89-A numaralı Söğütlüçeşme-Zeytinburnu otobüsüne yapılan molotof kokteylli saldırıda 17 yaşındaki lise son sınıf öğrencisi Serap Eser yanmıştı. 29 gün hastanede yaşam savaşı veren Eser, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.

Görev dönüşü şehit edildi

Muş’un Varto ilçesinde evine giderken silahlı saldırıya uğrayan bir astsubay şehit oldu.

Akşam saatlerinde görevden dönen Ankara’nın Sincan ilçesi nüfusuna kayıtlı Varto İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Tim Komutanı Astsubay Erdinç Aydın (24), kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin silahlı saldırısına uğradı.

Sırtına isabet mermiyle olduğu yere yığılan ve ağır yaralanan Erdinç Aydın, olay yerine çağrılan ambulansla Varto Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Aydın, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

Ankara nüfusuna kayıtlı olan Şehit Astsubay’ın evli ve bir aylık bir çocuğu olduğu öğrenildi.

1 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ

Varto’nun Çaylar Köyü İçmeler mevkiinde yürütülen operasyonlarda 1 terörist etkisiz hale getirildi. Bölgede operasyonlar devam ediyor.

Bölgede, dün akşam saatlerinde görevden dönen Varto İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Tim Komutanı Astsubay Erdinç Aydın (24) evine giderken uğradığı silahlı saldırıda şehit olmuştu.

Taraf’tan şok foto!

İçişleri Bakanı Şahin, dün NTV’de Uludere hakkında kendisine yöneltilen soruları cevapladı. Taraf gazetesi sürmanşetinden Şahin’in açıklamalarına yer verdi.

Başlık olarak “İdris Naim Şahin bir şeyler söyledi” diyen gazetenin fotoğraf seçimi ise ilginçti. Şahin’in fotoğrafı yerine gazete, odun fotoğrafı kullandı.

İşte Taraf’ın o haberi..

Uludere Katliamı, PKK ve Kürt meselesi hakkında konuşan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, birilerinin kendini yanlış anlatmaya çalıştığını savunarak, “Çınar ağacının gölgesine oturduk dedim. Ihlamur ağacıymış. Önemli olan ağaçtır, cinsi önemli değil. Şu anda ağacı suçlamıyorum” dedi.

ÖZÜR DİLENECEK OLAY YOKTUR

NTV’ nin soruları yanıtlayan Şahin, Uludere Katliamı için “Bu olay, güvenlik güçlerimizin tecrübe hanesine kaydedilmiş bir olaydır” diye konuştu. Şahin, “vur” emrini kimin verdiği sorusu üzerine, “Görüntüler alınmış değerlendirme yapılmıştır. Olayı anlık yönetecek olan askerler ve emniyet yetkililerdir. O anda emri Ankara’da Hava Kuvvetleri’nde o görüntüleri analiz eden komutanlar vermiştir. Özür dilenecek maiyette bir olay değildir. Özür dilenecek bir olay yoktur” dedi.

GARİPLİK BUNUN NERESİNDE

Sözlerinin basın tarafından yanlış aktarıldığını savunan Şahin, şöyle konuştu: “Bir kısım medyada yanlış anlatılmam yönünde alınmış bir karar var. Beni yanlış anlatmaya çalışırken komik duruma düşüyorlar. Viyana’da lokantanın bahçesinde halkla buluşmuşum. Yüksek ağaçların altında sohbet ediyoruz. Çınar ağacı gibi bir ağaç… ‘Çınar ağacının gölgesine oturduk’ dedim. Ihlamur ağacıymış. Önemli olan ağaçtır, cinsi önemli değil. ‘Ihlamur ağacı da bizim kültürümüzde vardır, faydalıdır’ dedim. Şu anda ağacı suçlamıyorum, birileri böyle gösterebilir. Bu konuşmanın neresinde bir gariplik var? Asıl anlatılmak istediğim aktarılmıyor.”

İfadeye çağrıldılar!

Silivri Cumhuryet Başsavcılığı, İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve Baro’nun 10 yöneticisini şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırdı.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, aldığı ara kararda, protestoda bulunarak duruşmaya girmeyen sanık avukatlarının yerine yeni avukat tayin etmediği ve Anayasa’nın 138. maddesine aykırı davrandığı gerekçesiyle İstanbul Baro Başkanlığı’nda tayin işleriyle görevli kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması için Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına hükmetmişti.

‘Pes’ dedirten uygulama

Gençlik ve Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yaz aylarında 9 ayrı ilde açılacak kamplarda 6 yıldan beri yapılan karma uygulamadan vazgeçilerek, kız-erkek ayrımı getirildi.

Yeni düzenleme ile 11 Haziran-12 Eylül arasındaki kamplar kızlar ve erkekler için ayrı dönemler halinde olacak.Aydın Kuşadası Davutlar, Antalya Duacı, İzmir Paşalimanı, Trabzon Düzköy, Kastamonu Kadıdağı, Mersin Silifke Akkum, Antalya Akseki Bademli, Bolu Aladağlar ve Denizli Cankurtaran’da 11 Haziran-12 Eylül arasında 9 dönem halinde açılacak deniz ve yayla kamplarında 6 yıl aradan sonra bu sezon, karma kamptan vazgeçilerek, kız ile erkeklerin ayrı dönemler halinde buralara gelmeleri kararlaştırdı.

Buna göre Aydın Kuşadası Davutlar’daki deniz kampından kızlar 1, 2, 5, 6, 9’uncu dönem, erkekler ise, 3, 4, 7 ve 8’inci dönemlerde kamp yapabilecek. Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Gençlik Kampları internet sitesinden yapılan açıklamada, kamplara katılan gençlerin ulaşım konaklama ve yemek ihtiyaçlarının Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca karşılandığı ve gençlerden herhangi bir ücret alınmadığı belirtilerek şu bilgilere yer verildi:

“Gençlik kampları 13-15 yaş grupları için ‘Ücretsiz Deniz Kampları’, 16- 22 yaş grupları için ‘Ücretsiz Doğa Kampları’ adı altında düzenlenmektedir. 11 Haziran-12 Eylül 2012 tarihleri arasında 8’er günlük dönemler halinde toplam 9 dönem olmak üzere planlanan deniz ve doğa kamplarında müzik, el sanatları, tiyatro ve halk oyunları ile çeşitli sportif faaliyetler de gerçekleştirilmektedir. Yaş gruplarının belirlenmesinde, yıl baz alınacak ay ve gün dikkate alınmayacaktır. Kamplara 13 yaşından küçük ve 22 yaşından büyük gençlerin kaydı yapılmayacaktır. Aynı şekilde tüm belirlenen yaş grubu kampları için alt ve üst yaş sınırları baz alınarak kayıt alınacaktır. Gençlik kamplarıyla ile ilgili bilgiler tüm yaş gruplarındaki gençlere ulaşılacak şekilde, il milli eğitim müdürlükleri aracılığıyla orta dereceli okullara, yerel basın ve yayın organları aracılığı ile gençliğe yönelik çalışma yapan kuruluşlara duyurulacaktır. Duyuruların eksiksiz ve zamanında yapılarak verilen kontenjanların tamamının kullanılması sağlanacaktır. Kamplara başvurular 14 Mayıs-31 Mayıs 2012 tarihleri arasında gençlik ve spor il müdürlükleri içerisinde gençlik merkezlerinde kurulacak bürolara yapılacaktır. Başvuru formunun doldurulmasında gerekli hassasiyet gösterilecek, form ilgili kurum ve kişilerce onaylanmış olacak, eksik doldurulan yada mükerrer başvuruda bulunanların işlemleri geçersiz kabul edilecektir.”

KARMA UYGULAMAYA SON

Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Gençlik kampları yetkilileri, bu yıl gençlik kamplarında karma yerine kız ve erkeklerin ayrı ayrı dönemlerde kamp çalışmalarına katılacaklarını, zaman zaman kamplarda kız-erkek ayrımı yapıldığını, 6 yıldan bu yana da çalışmaların karma olarak yapıldığını bildirdi.

1 uzman çavuş yaralı

Muş’un Varto ilçe merkezinde görev dönüşü evine giderken sırtından vurulan 2 çocuk babası 24 yaşındaki Astsubay Erdinç Aydın’ın şehit düşmesinin ardından, kırsal alanda teröristlere yönelik başlatılan operasyonda, 1 uzman çavuş yaralandı.

Astsubay Erdinç Aydın’ın cenazesi Malatya Adli Tıp Merkezinde yapılan otopsinin ardından memleketi Ankara’ya gönderilirken, Varto’nun Çaylar ve İçmeler mevkiinde terör örgütüne yönelik operasyonlar başlatıldı. Arama- tarama yapan güvenlik kuvvetleri bu sabah teröristlerle ‘sıcak temas’ sağladı. Çıkan çatışmada 34 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Cumali Borok, karnına isabet eden 2 kurşunlu yaralandı.

Yaralı Uzman Çavuş Cumali Borok askeri helikopterle Muş Devlet Hastanesine kaldırıldı. Bölgede operasyonlar devam ediyor.

Artık ‘genç’ değiliz

Türkiye’nin “en önemli zenginliği” olarak ifade edilen genç nüfus hızla azalıyor. Son 11 yılda Türkiye nüfusu neredeyse yaklaşık yüzde 10,20 artmasına rağmen, genç nüfus oranı yüzde 9,76 oranında azaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yapılan hesaplamaya göre, ülke nüfusu 2000 yılında 67 milyon 803,9 bin kişi, yıllık nüfus artış hızı ise binde 18,3 düzeyindeydi.

Bu dönemde nüfusun 7 milyon 118 bini erkek, 6 milyon 782 bini de kadın olmak üzere 13 milyon 900 bini, 15-24 yaş grubundaki gençlerden oluşuyordu. Genç nüfusun yıllık nüfus artış hızı da binde 20,6 düzeyindeydi.

Ülke nüfusu sonraki yıllarda, ortalama yıllık nüfus artış hızı gerilemesine rağmen, kesintisiz artış gösterdi ve 2011 yılına gelindiğinde 74 milyon 724,3 bin kişiye ulaştı. Ancak bu süreçte genç nüfus 1 milyon 358 bin kişi azaldı ve 2011 yılı itibarıyla 12 milyon 542 bin kişiye geriledi.
Söz konusu dönemde genç nüfusun toplam nüfus içindeki payı da 3,7 puan azaldı ve yüzde 20,5’ten yüzde 16,8’e geriledi.

Bu dönemde ülke geneli için yıllık nüfus artış hızı binde 18,3’ten binde 13,5’e indi.

Genç nüfusun nüfus artış hızındaki gerileme ise çok daha keskin oldu. 15-24 yaş grubundaki nüfus 2000 yılı itibarıyla binde 20,6 artarken, yıllık nüfus artış hızı, 2010 yılında binde eksi 10,3 oldu.

Genç nüfusta yıllık nüfus artış hızı, 2011 yılında da binde eksi 0,2 olarak belirlendi.

Nüfus verilerine, ülkenin ikinci nüfus sayımının yapıldığı 1935 yılından bu yana bakılarak bir değerlendirmeye gidildiğinde ise aradan geçen 76 yılda nüfusun 58,6 milyon kişi artmasına karşılık, genç nüfustaki artışın 10,1 milyon kişi ile sınırlı kalması dikkati çekti.