Büyükler talep ediyor, küçüklerin başına bela

Büyükler talep ediyor, küçüklerin başına bela

Birkaç maddesi dışarısında bir sonraki temmuz ayı içinde yürürlüğe girecek yepyeni Türk Ticaret Yasası ile alakalı yazdıklarım ve “Ekonomi” sayfalarımızda başlattığımız analiz dizisi kocaman gürültü kopardı.
İş dünyası ve konuyla alakalı akademisyenlerin kocaman bölümü destek olurken malimüşavirlerin bir kısmından reaksiyon var.
“Ne karışıyorsunuz, kanun sıkı olacak”diye.
Haklılar.
Özellikle “denetim firmaları” amaçlı sıkı olacak.
Bakkallar dahi müstakil araştırma firmalarına alıcı olacaklar.
Pazar birden çok kat büyüyecek.
Elbette ki, onlar 0kanunu ister. Okumaya devam et Büyükler talep ediyor, küçüklerin başına bela

İzin verseydiniz şunlar yeniden olabilir muydu


İzin verseydiniz şunlar yeniden olabilir muydu

Valilikler ise müsaade vermedi.
“Gününde kutlayın, müsaade verelim”diye konuştu.
BDP’liler dinlemedi. TERÖR destekli sokağa döküldüler.
Polis, “Valimizin müsaade vermediği kutlamayı ne türlü yaparsınız?”deyip daldı.
Ortaya dehşet görüntüler çıktı. BDP’lilerin alanlara topladığı kişilerin yaptığı onay edilebilir benzeri değil elbet.
Yoldan geçtiğimiz, konuyla alakasız insanlara dahi saldırdılar, “Kahrolsun Türkler” diyerek.
Cam çerçeve indirdiler.
Otomobilleri durdurup camlarını kırdılar. Okumaya devam et İzin verseydiniz şunlar yeniden olabilir muydu

Türkiye silahlı Predator istiyor


Türkiye silahlı Predator istiyor

Memleketin dövüş kavga et gündeminden bıktıysanız, eğlencenin dahi dövüş konusu olmasından sıkıldıysanız okumanız amaçlı enteresan veriler yazdım bu sabah.
AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’den “derin” veriler.
Biliyorsunuz Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in bir AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI programı var.
Bu seyahat, AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI ve Ülkemiz tarafından bir önce. İlk meydana gelmesinin sebebi şu: İlk defa bir Türk Genelkurmay Başkanıyla AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’li görevliler içinde “yüzde surat teknik” bir randevu olacak. Siyaset hiç konuşulmayacak, tamamıyla askeri konular, politikadan arındırılmış bir şekilde ele alınacak.
İlk meydana gelen bu.
Görüşmelerin mühim maddelerinden biri, insansız gökyüzü araçları.
Ülkemiz, AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’den insansız gökyüzü araçları talep ediyor. Diyebilirsiniz ki, “Zaten var. Predatorlar İncirlik’ten kalkıp Ülkemiz’ye bilgi aktarıyor”. Okumaya devam et Türkiye silahlı Predator istiyor

Apaydın… Burası üs mü, kamp mı

Apaydın… Burası üs mü, kamp mı

GÜÇLÜ olmanın olumsuz yönlerinden biri de başkalarını “ahmak zannetmeye başlamaktır”.
“Ben ne dersem gerçek odur. Benden başkası bilmez. Bilemez” derseniz komedi figürüne dönüşürsünüz.
Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu da gittikçe hepimizi “ahmak” mahaline koymaya başladı.
Bunu nerede gördüm biliyor musunuz?… CHP’li milletvekillerinin Suriyeli “sığınmacıların” misafir edildiği huduttaki bir kampa “alınmamaları” ardından yaptığı açıklamalarda.
Davutoğlu, milletvekillerinin kampa alınmamaları ardından, “bu kampa kimsenin giremeyeceğini, AK Partililerin dahi girmesinin olası olmadığını, kampın özel hali olduğunu” söyledi.
Doğrusu bu ya, ben bu izahtan hiçbir birşey anlamadım. Okumaya devam et Apaydın… Burası üs mü, kamp mı

BDP’nin önemsenme tuluatı

BDP’nin önemsenme tuluatı

Terörün bitmesiyle alakalı çok kritik bir aşama yaşanıyor.
Devlet Öcalan’la görüşüyor, Öcalan cezaevinden, İmralı’dan mektupla, belki de telefonla talimatlar yağdırıyor, MİT tarafından mektuplar yolluyor, pkk teşkilatının Ülkemiz dışına çıkması ve daha daha sonra da tabanca bırakmasıyla alakalı altyapıyı hazırlıyor.
Terör teşkilatının Kandil’deki kadroları esasen tek istem olarak Öcalan’ı tanıdıklarını, Öcalan’ın talimatlarına uyacaklarını açıkladılar.
Kandil’den yapılmış olan açıklamada, “Bizimle görüşmenize sebep yok. Bizim irademiz Öcalan’dır. Onla Beraber görüşün yeter” denildi.
İşin özü de bu.
PKK dediğiniz esasında PAÖ. Okumaya devam et BDP’nin önemsenme tuluatı

Vatandaş eşek midir, tipi mi öyle gösterir

Vatandaş eşek midir, tipi mi öyle gösterir

VATANDAŞ koyun benzeri olursa, vatandaş kuzu benzeri olursa, vatandaş eşek benzeri olursa semer vuran çok olur.
Bizim civarı eşek mahaline koyulan vatandaş birçok az ülkede vardır herhalde.
En azından gelişmiş ülke dediğin ülkelerde yoktur.
Zaten gelişmişlik ne uzaya gidebilmektir, ne PC üretmek, ne harika araçlar inşa etmek, ne de ekonomide bir numara olmak.
Gelişmiş olmak amaçlı şunlar da gerekir belki ama asıl gerekli olan vatandaşını eşek mahaline koymamaktır.
Vatandaşını eşek mahaline koyarsan, yukarıda saydıklarımın fazlasını da yapsan, Ay’a üs dahi kursan gelişmiş sayılmazsın.
Yok, öyle derin mevzulara falan gireceğimi zannetmeyin. Okumaya devam et Vatandaş eşek midir, tipi mi öyle gösterir

Sendikalaşma yerle bir sendikalar Taksim Semti derdinde

Sendikalaşma yerle bir sendikalar Taksim Semti derdinde

SENDİKALAR 1 Mayıs’ı Taksim Semti’de tebrik etmek istiyor.
Valilik de müsaade vermiyor.
Haftalar öncesinde yazdım, “Taksim Semti’in her tarafı delik deşikken, ben Taksim Semti’e 100 metre mesafedeki işyerimden Taksim Semti Meydanı’na erişmekte zorluk çekerken, surat binlerce insanı Taksim Semti’e toplamaya çalışmak gerçek değildir. 1 Mayıs bu yıl Taksim Semti’de kutlanmamalıdır. Taksim Semti’de kutlama dair ısrar edilirse bunun arkasında sıkı niyet yoktur” diye.
Ben bunun gibi dedim şayet Yavuz Semerci, “İşçiler Taksim Semti’de kutlama hakkını yıllardır dayak yiyerek söke söke aldılar. Tabiki Taksim Semti’de tebrik etmek isteyecekler” dedi.
Bu da bir düşünce tabiki.
Dün içerik işlerinde mini bir anket yaptım. Okumaya devam et Sendikalaşma yerle bir sendikalar Taksim Semti derdinde

Ev alma komşu al

Ev alma komşu al

ACABA “Ev alma komşu al”atasözünü kendileri söylememiş olsaydı da, onlara atalarından bu şekilde bir laf kalmış olsaydı gelip de Anadolu’ya yerleşirler miydi, yoksa Anadolu’yu da aşıp Avrupa’da bir yerleri mi mesken tutarlardı diye tahmin ediyorum bazen.
Gerçi Osmanlı bu işe uyanmış olmalı ki, “anayurt” olarak Balkanlar’ı görmüş hep.
Ta ki, oralardan sökülüp atılıncaya ve Mustafa Kemal Atatürk, bir grup dostuyla fakat Anadolu’yu kurtarıp anayurt olarak yapıncaya gibi.
Ama İngiliz “hinliği”orada da devreye girmiş ve bize komşu diye öyle ülkeler bırakmış ki, alsan alınmaz, satsan satılmaz.
Bir de arkasından İsrail diye bir hükümet gelip bunların ortasına yerleşince işin tam cılkı çıkmış.
Şimdi gördüğüm görüntü şudur: Okumaya devam et Ev alma komşu al

CHP elde etmek istemiyor

CHP elde etmek istemiyor

AYLARDIR, ne ayları yıllardır devam eden bir Mustafa Sarıgül vakası var.
Sarıgül’ün öncesinde CUMHURIYET HALK PARTISI’den İstanbul Megakent Belediye Başkan adayı olacağı, ardından da seçimi kazansın ya da kazanmasın CUMHURIYET HALK PARTISI’nin liderliğine yürüyeceği muhabbeti.
Kılıçdaroğlu partinin başına geçtiği günden beri bu muhabbet devam ediyor.
O civarı uzadı ki, çoğalış politik bir muhabbet olmaktan çıktı, tam olarak bir “geyik muhabbeti”ne döndü.
Kılıçdaroğlu’na evrensel başkan meydana geldiği günden beri, “Sarıgül’ü partiye çağrı edecek misiniz?” suali sualliyor.
Kılıçdaroğlu da “Partimizin kapısı herkese açık” gibisinden yuvarlak ve muallak bir cevap verip geçiştiriyor.
Yerel seçimler yaklaştıkça muhabbetin dozu da arttı.
Her yerde konuşulan konu bu oluyor. Okumaya devam et CHP elde etmek istemiyor

Bu yazıyı okuyun

Bu yazıyı okuyun

Milletin cebine ücret giriyorsa, yolsuzluk molsuzluk kimse takmıyor.
Niye biliyor musunuz?
Çünkü bu memlekette yolsuzluğu ve hırsızlığı sıkıntı edenlerin mühim bir kısmı işin “ahlaki temeli”ni sıkıntı etmiyor.
Sorun edilen “miktar”.
1 TL çalan, 2 TL çalana kızıyor.
2 TL çalmayı muvaffak olan, 3 TL çalmayı başarana kızıyor.
5 TL çalan, 10 TL çalana kızıyor.
Çalan “şerefsiz” demiyor, “ondan fazla çalan”a diyor.
Müteahhidin belediyeyle avanta lavanta ilişkisiyle imarı delmesine küfreden, bizzat evine 5 metrekare daha çok koltuk yapabilmek amaçlı kırk takla atıyor.
Okumaya devam et Bu yazıyı okuyun