Devir parayı paradan değil ürtimden kazanma devri

Devir parayı paradan değil ürtimden kazanma devri

61. Hükümetin Yazılımı Meclis’e takdim edildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ustalık çağı dediği üçüncü devlet çağı. Bizzat izahları ve partisinin tüzüğü, dördüncü seçimlere girmeyeceği istikametinde. Cumhurbaşkanlığı seçimi de Eylül 2014’te. Mahalli seçimler Mart 2014’te. Seçimleri birleştirme gayreti olacaktır. Olabilir olmaz, Fakat Mart 2014’teki seçimlerin hazırlığı 2013’ten başlar. Ortada en azından iki senelik huzurlu bir icraat çağı olacak. İşte cuma bugünü izah eden program yepyeni hükümetin ekonomideki sokak haritasını ve neler inşa etmek istediğini, tercih öncesinde verdiği sözlerin resmiyet kazanmasını sağlismi.
Program önce büyümeye aynı ritimde devam diyor. Sıralanan projeler, yaratılmak istenen istihdam, ulaşılmak istenen birey başına ciro ve GSYH, Türkiye’nin dik gelişmesini gerektiriyor. Artık ismi bu şekilde konmasa da, programda yer alanların realize edilmeye başlanmasıyla dik büyümenin devam gelecektir. Okumaya devam et Devir parayı paradan değil ürtimden kazanma devri

Enflasyona mevduat yapan kazandı

Enflasyona mevduat yapan kazandı

Vill Rogers “Enflasyona mevduat yapılır. Zira o büyüyen tek şeydir” demiş. Bu laf tam da 2011 Türkiye’si amaçlı meydana geldi. Yıl sonu amaçlı enflasyon hedefi yüzde 5.5 idi. Geçen Gün izah eden bilgiler yüzde 10.45’lik bir gerçekleşmeye işaret ediyor.
Hedeften yüzde 100 sapma ortaya gelmiş. İşte enflasyonun 2004 ardından 2. defa çitf haneli rakamları görmesi, altın ve döviz dışındaki tüm finansal mevduat araçlarının getirişini negatife çevirdi. Olumsuz olanları da büyüttü. Borsayı yüzde 30 kayba taşıdı, banka paylarını yüzde 38 kayba. Şayet enflasyon amaç dolaylarında gerçekleşseydi TL üremleri ve ona dayalı fonların getirişi de olumlu olacaktı.
EN KAYIPLI 4. YIL: Tasarruf sahipleri tarafından 2011 kayıplı bir yıl oluyor. 1984 sonrasının en kayıplı dördüncü Okumaya devam et Enflasyona mevduat yapan kazandı

Reel faizde sıfır çekmeye aynı ritimde devam altın ve dövizde kayıp dönemi

Reel faizde sıfır çekmeye aynı ritimde devam altın ve dövizde kayıp dönemi

Bu iki mevduat arabayı geçen senenin en bir sürü kazandıranları arasındaydı. Yukarıda bulunan tablonun sol kolonlarından biri mevduat araçlarının 2011 reel getirilerine boşanmış. Artıda meydana gelen ve yüzde 10’un üstünde reel kazanç imkanı sunan araçlar döviz ve altın mevduat arabayı grubunda yer ediniyor. Mevduat fonları, bono, repo ve mevduat olmak üzere TL bazlı faiz enstrümanları ve pay senetlerinin kayıp senesiydi 2011.
KURDA KAYIP % 5: Fakat 2012 ile vaziyet değişmeye başladı. Döviz ve altın çoğalış dik oranda ölçüt kayıplarına uğruyor. 1/2 dolar ve 1/2 Euro’dan meydana gelen döviz sepetinin ilk çeyrekteki kaybı yüzde 5’i buldu.
Yeni yılla beraber kayba uğrayan ananesel mevduat araçlarından biri de altın. Hem Bir dışarıdaki maliyeti geriledi, hem bir de döviz kuru geriledi. Bu çifte etkiyle beraber geçen senenin en bir sürü kazandıran mevduat arabayı bu senenin ilk çeyreğinde yüzde 3 dolaylarında reel bir kayıp yaşadı. Bu kaybın senenin geriye kalanında da sürmesi şeklinde altın son 5 senedir ilk defa kayıp ettirecek. Okumaya devam et Reel faizde sıfır çekmeye aynı ritimde devam altın ve dövizde kayıp dönemi

Ülkemiz’nin geçtiği yoldan AB de geçmek zorunda mı

Ülkemiz’nin geçtiği yoldan AB de geçmek zorunda mı

Avrupa Komisyonu’nun Uygun Fiyat ve Mali İşlerden Sorumlulukları Olan Azasi Olli Rehn dün Aa’na verdiği söyleşide şunları söyledi: ”Halihazırda Ülkemiz’de bankaların anapara yeterlilik rasyosu pekçok Avrupa Birliği üyesinden ek olarak sıkı vaziyette. Ülkemiz’nin 2001 krizi ardından uyguladığı reformlar meyvelerini verdi. Bu Sabah pekçok profesyonel, Ülkemiz’nin reformlarının derinliğini ve uygulanmasının ardındaki cesareti onay ediyor.
Fakat elbette ki, Ülkemiz’nin ekonomi bahçesi yalnızca çiçeklerden ibaret değil. Ülkemiz halihazırda enflasyon ve dik cari açık benzeri sorunlar yaşıyor. Bütün bunlara nazaran, ben dik enflasyonun kocaman oranda belli bir süre meydana geldiğini düşünüyorum.”
SORUN AYNI: Olli Rehn’in işaret ettiği Ülkemiz’nin geçtiği yoldan, bu sabah AB de geçmek zorunda. Zira, sıkıntı benzer, çözüm de aşağı yukarıya benzer. Bu Sabah AB’nin içinde bulunduğu krizin temelinde bankacılık ve kamu borç Okumaya devam et Ülkemiz’nin geçtiği yoldan AB de geçmek zorunda mı

Not artışını başka satın aldı, banka payları % 22 yükseldi

Not artışını başka satın aldı, banka payları % 22 yükseldi

Son dönemde piyasaları olumlu etkileyen faktörlerden biri Orta Bankası’nın faiz indirimleri. Bankaları fonlama getirinini Orta Bankası çift haneli rakamlardan 5 ayda yüzde 5.80’e indirdi. Bu faiz düşüşü esnasında dışarıdan kritik portföy yatırımı geldi. 2012 seneyi bütün zamanların en dik ateş gibi parasının çekildiği yıl oluyor. Tam 20.5 milyar dolar başka portföy mevduat oluyor. Son 5 aydaki mevduat meblağı ise 15 milyar dolar. Başka Bir Deyişle faizin düşüyor olması ya da düşüş sürecine girmesi başka amaçlı bir sürü cazip. Biliyor ki düşmekte meydana gelen faiz oranlarına mevduat inşa etmek hem bir anapara kazancını artırır hem bir de kur kazancını azamileştirir. Zira ortam iyiye dönmekte.
Dolayısıyla bu kademeli düşüş ülkeye daha çok anapara gelmesiyle sonuçlanıyor. Düşüşün devamının gelebilecek olması da, az vadeli anapara girişlerinin sürmesi manasına gelebilir.
BEKLENTİ BÜYÜK: Bizim piyasaları sürükleyen ve global piyasalardan ayrıştıran asıl olay ise not artışı talepleri. Okumaya devam et Not artışını başka satın aldı, banka payları % 22 yükseldi

Umutlar pay senedi AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI ve gelişen piyasalarda

Umutlar pay senedi AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI ve gelişen piyasalarda

Bloomberg terminal kullanıcıları, başka bir deyişle dekor yöneticileri ile traderler aralarında her çeyrekte yapılmakta meydana gelen ankette AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI ve pay senetleri ek olarak ön tasarıya çıkarken, altına bağlanan umutlarda azalma var. 915 cevabın geldiği 201 3 önce çeyrek anketinin neticeleri yeniden enteresan belirtiler meydana koydu.
Küresel ekonomi çoğunlukla yükselişte. En bir sürü büyüyen ise yüzde 53 ile AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI ekonomisi. Düşüşte meydana gelen ekonomi ise yüzde 45 ile Avro Bölgesi.
Gelecek yıl en güzel fırsatları sunacak piyasalar aralarında farklılıklar var. AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI yeniden maksimum imkanı sunacak, Çin 2. sırada, AB Bölgesi’nin ise geliyor olacak yıl kısmen toparlanacağına inanılıyor. Son seçimlerin sonrasında Japonya da global yatırımcıların odağına girdi.
En berbat performans AB’de bekleniyor. İkinci sıraya İngiltere, üçüncü sıraya Japonya yerleşti. Son iki ülke global kazanç durumundan meydana geldiği civarı riziko bakımından da yatırımcıların gündemine girmiş yaşanıyor. Saldırgan Okumaya devam et Umutlar pay senedi AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI ve gelişen piyasalarda

Evdeki hesap çarşıya ne sebeple uymadı

Evdeki hesap çarşıya ne sebeple uymadı

Hafta sonu yapılmış olan G-20 toplantısına dahil olan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yıl başıyla şu an karşılaştırıldığında global büyümeye yönelik beklentilerin bir derece aşağıya indiğini ifade ederek şunları
söyledi: “2013 seneyi belirsizliklerin bir sürü olacağı bir yıl olacak. Geleceğe yönelik itimat meydana çıkmadı. Bu sebeple bizim de bir sonraki dönemde bir sürü temkinli gitmemiz, çeşitli senaryolara hazırlıklı olmamız gerekecek. Her ne civarı finans pazarında, hayat ekonomisinde aniden harika çöküş olasılığı azaldıysa da ortada ve uzunca vade amaçlı krizden ne türlü çıkılacağıyla alakalı artık somut, elle tutulur netice yok.”
BÜYÜME OYNAKLIĞI: Global büyümede bir miktar düşüş talepleri şimdi IMF raporlarına ve finansal piyasalarda ücretlere da girdi.
Emtia ücretlerinde düşüş var. Yakıt maliyeti nisanda 112 dolardan yüzde 13.5 ölçüt yitirdi ve 96.7
dolara civarı indikten ardından cuma gününü 99.6 dolardan kapattı. Okumaya devam et Evdeki hesap çarşıya ne sebeple uymadı

Geldik özgürlük testine


Geldik özgürlük testine

Hem global piyasa hareketlerinin hem bir de Seyahat oyalarının tesiriyle Hazine üremi son iki ayda iki katına yükseldi. 17 Mayısta yüzde 4.58’e civarı inen Hazine üremi 11 Temmuz’da yüzde 9.69’a civarı tırmandı ve 5.11 nokta yükseldi.
Borsa ise 22 Mayıs’tan 24 Haziran’a civarı meydana gelen bir maaş sürede yüzde 25 düştü. Yabancıların daha bir sürü yarıtım yaptığı banka payları ise 17 Mayıs’tan 12 Temmuz’a civarı iki ayda yüzde 35.7 geriledi. Banka payları halen toparlayamadı. Ama BİST 100 Endeksi az da olsa bir toparlanma eğilimi gösteriyor. 12 Temmuz’da 73.922’den kapatan endeksin 24 Haziran’a yönelik artışı yüzde 5.5. Global bazda pay senetlerinde ise toparlanma daha kuvvetli. 24 Haziran sonrasında MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi yüzde 7.7, gelişmiş piyasalar yüzde 7 arttı.
PARA ÇIKIŞININ SONU MU: Hafta sonu HT Ekonomiye konuşan Güvence Bankası Uygun Fiyat Araştırmalar Müdürü Ali İhsan Gelberi “Mayısta başlayan gelişmekte meydana gelen ülkelerden ücret çıkışının sonuna gelindiğini” ifade etti ve ekledi: “Bundan hemen ardından mühim meydana gelen çıkan bu parayı ürkütmeden ülkeye geriye getirmek.” Gelberi Okumaya devam et Geldik özgürlük testine

Tasarruflar, 611 milyar değil en az 1 trilyon dolar

Tasarruflar, 611 milyar değil en az 1 trilyon dolar

Ne tesadüf ki, İzmir İktisat Kongresi’nin ekonominin basit meselelerinin tartışıldığı oturumunda benim payıma da benzer konu düştü. Evet Ülkemiz’de tasarruf oranı düşük ve gittikçe hepten düşüyor. IMF’nin bilgilerine yönelik Ülkemiz 179 ülke içerisinde 130’uncu sırada yer ediniyor. Oysa Ülkemiz ekonomisi dünyanın 16. kocaman ekonomisi. Doğaldır ki, tasarrufta 130’uncu olmak 16’ncı kocaman ekonomiyi fonlamaya yetmiyor. Son senelerde meydana gelen ve yapısallaşan vaziyet da bu. Bu sebeple dış kaynakları kullanmak halinde kalıyoruz. Bu da cari açık demek. Ekonominin en basit problemi da bu.
KAYITLISI 611 MİLYAR $: Ülkemiz yeryüzünde en dik cari açık verici birden çok ekonomiden biri. Fakat hakikat vaziyet bu şekilde mi? Madalyonun öbür yüzünü çevirdiğimizde karşımıza daha diğer bir fotoğraf çıkıyor. Ülkemiz’nin tasarrufları o civarı da düşük değil. Asıl tasarruflar kayıtdışı, finansal sistem içerisine girmemiş, resmi Okumaya devam et Tasarruflar, 611 milyar değil en az 1 trilyon dolar

TL’nin kaybı ne sebeple % 25 değil % 20’dir

TL’nin kaybı ne sebeple % 25 değil % 20’dir

Yarım dolar ve 1/2 Euro’dan meydana gelen döviz sepeti de ikinci 6480 ile bütün zamanların en yükseğine çıktı. Bu rakamlar 17 Aralık şoku öncesinde başka bir deyişle 16 Aralık’ta 2.0247, 2.7888 ve sepet kur da 2.4067 idi. Bu bilgilere yönelik “TL’nin ölçüt kaybı nedir” diye sorulduğunda, kocaman çoğunluk “Döviz kurunun artışı kadar” yanıtını verir. Başka Bir Deyişle “Kur ne civarı artmışsa, (son 1 ayda yüzde 10.0) TL de o civarı ölçüt kaybetti” denir.
Bu yanlıştır. Yüzde 10 yükseliş, sepet kurun TL karsısındaki ölçüt artışıdır. TL’nin sepet kur karşısında son bir maaş kaybı yüzde 9.0’dtümör. Bir maaş zaman amaçlı rakamlar birbirine yakındır.
Ancak vakti belli bir süre uzattığımızda sözgelimi 22 Mayıs’a civarı gittiğimizde, TL’nin döviz sepetine karşın kaybı yüzde 20.3, döviz sepetinin TL’ye yönelik artışı yüzde 25.4’tür. 8 maaş zamanda böylesine bir farklılık doğmaktadır. Okumaya devam et TL’nin kaybı ne sebeple % 25 değil % 20’dir