Aile içi şiddet

Aile içi şiddet

Yine Rana’nın kullandığı otomobile bindim ve yola çıktık. 100 metre ilerdeki alım satım merkezine gitse dahi kesin yönlendirici cihazı takar o. Orada karayolu tarif eden ses var ya, Rana’nın o sesin sahibiyle düzeyli bir ilişkisi meydana geldiğini sanıyorum. Zira bir insanın o cihazı bu civarı sevmesine yabancı mantıklı bir ne sebeple bulamiyorum. O sesi işitmek amaçlı arabada benim konuşmamı da yasaklıyor. Ne var ki geçen zaman bir ara konuşmak zorunda kaldım. Zira sevgilisinin sesi onu “Sola gir” diye sık sık uyarmasına nazaran baktım yeniden de sağa gerçek gidiyordu. Kendimi tutamadım ve sevgilisiyle arasına girip sesimi çıkardım. İşaretler ederek “Sola git” diye haykırdım, zira sağa gittiği halde harika absürd bir kazada vahim şekilde öleceğimiz kesindi. Haykırırken işaret de etmeme nazaran “Sol hangi tarafta?” diye konuştu, ben kendimi tutamadım “Sol her süre meydana geldiği yerde, keza sağ da öyle. Evrende bu sabah değişim gösteren bir birşey olmadı” dedim. “Ben kolay değil vaziyetteyken sana bir sual sormuşken benimle alay mı ediyorsun sen?” diye bağırdı.. “Hiç öyle olabilir mu karıcığım sen beni hata anladın” derken bir taraftan da hiç durmadan panik içerisinde solu işaret ediyordum.
Sonunda sağa girdik. Ondan sonraki 10 dk süresince olanları burada anlatmaya takatım yok, lütfen anlayışla karşılayın. Halen ek olarak elim ayağım titriyor olanlardan ötürü. Kısacası şu şekilde anlatayım meseleyi: Bizim o gece başımıza gelenler bir yeminli ateistin başına gelseydi o badireden sağ çıktıktan ek olarak sonra o dahi Allah’ın varlığına ateşli şekilde inanmaya başlardı.
Ölümden kurtulduktan ek olarak sonra belli bir süre uslu yola girip durduk. Çevrede bir koç ya da koyun bulsaydık ben onu adak olarak anında oracıkta kesecek durumdaydım, hayatımız bağışlandı diye.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir