Demokrasi gelmiş memleketimin her yerine

Demokrasi gelmiş memleketimin her yerine

Mahkemesinde ifade edilecek Anayasal değişikliklerin ne civarı mühim meydana geldiğini, bu müesseselerin ek olarak demokratik meydana gelmesine ve ek olarak sıkı işlemesine ne türlü olanak sağlayacağını anlatmıştı. AK PARTI yanlısı sayılmazdı şayet AK PARTI’ye sistematik bir karşıtlığı da yoktu. Referandumda da “Evet” vereceğini söylemişti.
Dün uğradım. “Evet” verdim diye konuştu. Ek Olarak Sonra da ekledi: “Pişman mısın dersen pişmanım. 1 ay geçmeden pişmanım.”
“Niye bu civarı çabuk?” diye sordum.
“Yine sıkı niyetimin kurbanı oldum” diye konuştu.
“Hayırdır” dedim.
“Anayasa Mahkemesi’ne aza atanacak. Benim umudum şuydu: Oraya hiç kimsenin itiraz
edemeyeceği, saygınlığı ve tarafsızlığı tartışmasız adlar önerirler diye düşünmüştüm. Ne bileyim bir Ergun Özbudun, bir Kaboğlu, bir Sami Selçuk, üstelik bir Hikmet Sami Türk, üstelik bir Burhan Kuzu. Onlar oraya yakışırdı. Şayet bakıyorum halen her şeyi bir ‘Bizden olsun, her halükarda’ duygusuyla yapıyorlar. Kocaman düş kırıklığı yaşıyorum” diye konuştu.
“Peki benzer düş kırıklığı, HSYK seçimleriyle alakalı olarak da var mı?” diye sordum.
Varmış.
“Orada da vaziyet çeşitli değil. Bakanlığın hazırladığı bir liste var. Her yerde o dolaşıyor. Anadolu’da bilhassa. Son Olarak bir mahalli hâkim, bir taşra hâbir takım, bakanlığın listesine oy vermeyip de ne yapacak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir