Eanstain: Atomu Dahi Parçaladım, İnsanı Çözemedim

Eanstain: Atomu Dahi Parçaladım, İnsanı Çözemedim

Albert Eanstain; Atomu dahi parçaladım, insanı çözemedim demesi aklıma şu suali getirdi hakikaten kişilerin çözümlenmesi bu civarı kolay değil mu? İnsanları tanımlamak, ne talep ettiklerini bilmek o civarı kolay değil mu? İnsanların benzer olaya çeşitli reaksiyon vermesi ve bu tepkide bir genelleme yapılamaması ne sebeple bu civarı zor? Kısacası insan ne sebeple çözülemiyor?


İnsanlar yaradılış icabı çeşitli farklı yaratılmıştır. Her ne civarı fizyolojik olarak benzer özellikler gösterilmiş olsa da esasında insanlar kültür, etraf, yaş, ailenin sosyo uygun fiyat özelliği, aile öğrenim hali benzeri pekçok tesir bu farklılığa katkı olanağı sağlar. Yeryüzünde o civarı çok hayat versiyonu var ki. Bu Sabah Hintlilerin yaşamıyla,Amerikalıların, Türklerin, Japonların, Rusların hayat tarzı, yaşayış kuraları benzer mı? Benzer ve partner yanların olması natürel o da insan olarak değerlendirdiğimiz amaçlı insan kelimesi hatırına kesinlikle partner yanlarımız olacaktır. Elbet bu insan kelimsi hatırı değildir yalnızca, kişilerin basit benzer gereksinimleri vardır. Şunlar değişmez. İşte bu basit gereksinim dışına çıkıldığında insanlar farklılaşmaya başlıyor. İnsanların davranışlarını ne belirler? Basit ihtiyaçlar, fizyolojik değişiklikler ve düşünceler… Gelin bunun için daha yakından bakalım;
Öncelikle fizyolojik farklılıklardan belirtmek talep ediyorum. İnsanların vücut olarak benzer olarak görünseler de esasında benzer değillerdir. Bu Sabah Çinlilere baktığınız da gözlerinin belli bir süre çekik ve minik olduklarını görürüsünüz. Elbet bu da çin de berbat ruhlar kocaman gözlerde olabilir fikrinin yerleşmesine neden olmuştur. Bu Sabah avrupaya baktığınızda, üstelik şahsi ilerleme seminerlerinde kişilerin gözü kocaman olduğunda daha cazip oldukları söyleniyor bu da farklı bir kültür. İnsan bedenindeki değişiklikler bununla hudutlu değil. Sözgelimi ten rengi çeşitli buda o ülkenin yer aldığı yerin iklimine gire değişim gösteriyor. Bir Takım kara, bir takım beyaz, bir takım sarı, bir takım buğday tenli… Çeşitli ten renkleri var. Bu ten renkleri de yer aldığı iklimlere tam bir adapte olmuş durumundadır. Gelin bu ten renklerinin yaşadıkları yerleri bir değiştirelim. Sözgelimi Afrika kıtasında zencilerle, kutup bölgesin de hayatını sürdüren sibirlerin yerlerin değiştirelim… ne olabilir sizce. Elbet siyahîler kutup bölgesine adapte olmakta zorlanacağı benzeri üşüme fazladan olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir