İki Dilli Ülkemiz’ye Doğru

İki Dilli Ülkemiz’ye Doğru

Ülkemizin önce gündem maddesini üzgünüm Kürt sıkıntıları oluşturmaktadır. Kökleri dışarıda meydana gelen PKK Pkk Teşkilatı, terörizmi Ülkemiz’ye karşın bir tehdit ve bir şantaj arabayı olarak kullanmaktadır. Ülkemiz Cumhuriyeti Devleti, kanlı teşkilatın tehditleri karşısında gereken yanıtı dağlarda, illerde ve kırsallarda vermiştir. Ordumuz, üst kısmına düşeni yaparken, siyasilerde bu problemi çözebilmek amaçlı kimi açılım projeleri geliştirmiştir.
Hatırlanacağı üzere devlet, dağlardaki eşkıyaların silahlarını bırakıp, teslim olmaları şeklinde özgür bırakılacaklarına konusunda bir açılım üretti. Bu proje çerçevesinde Kandil Dağı’ndan bir gurup teröristin inip, teslim olacağı söylendi. Koltuk ve zaman netlik kazanınca devlet, savcılarını Habur Hudut Kapısı’na gönderdi. Alanda ‘çadır savcılık’ heyetti. Dağlardan inen teröristler, zılgıtlar atılarak ve kocaman sevgi gösterileri inşa edilerek karşılandılar. Teröristlerin birer kahraman benzeri karşılanmaları kocaman bir kaygıyla, hayretle ve elemle
karşılandı. Teröristler, birer birer çadır mahkemelerde üçer dakika sorgulamanın sonrasında özgür bırakıldılar. Teröristlerin ayağına savcıların yollanması, çadır mahkemelerin oluşturulması ve sorgulamanın üçer dk sürmesi beklide yeryüzünde eşine rastlanmayacak bir utanç tablosu olarak Türk Siyasi Tarihi’ne damgasını vurmuştur.
Sorgulanan teröristlerin, dağlarda kaldığı zaman içinde kaç eyleme katıldığı ve kaç Mehmetçiği şehit ettiği ise hiçbir zaman sorulmadı, sorulamadı! Bu tuhaf açılım projesi bu haliyle; enbaşta şehit aileleri olmak üzere Türk Kamuoyu’nun vicdanında derin yaralar açarak iflas etmiştir. Bu nedenden ötürü siyasi istem, yapılmış olan bu hatayı görüp, adı Kürt Açılımı meydana gelen projenin ismini Demokratik Açılım olarak değiştirmek zorunda kalmıştır. Fakat bu temel değişiklik, vicdanlarda açılan yaraları kapatamaya yetmemiştir.
PKK Pkk Teşkilatı’nün bir taşeron teşkilat meydana geldiğini sıkı anlamamız gerekir. Bu teşkilat, aldığı direktifler doğrultusunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu insanı üstünde ruhsal stress kurarak Korku İmparatorluğunu kurmuş oluyor. Avrupalıların aradığı, Kürtlerin siyasallaşmasını sağlamaktı. Bu sebeple PKK’nın taşeronluğunu yapan kimi ‘Kürt İleri Gelenleri’, zaman kaybetmeden parti kurup, seçimle meclise girdiler. Çoğalış onlar, Avrupalı dostlarının da desteğini almanın rahatlığı içinde mecliste ağızlarına geleni söylemeye başladılar. Kötü Söz ve tehdit hudutlarını zorlayan sözlerden Ordumuz, devletimiz ve siyasi istem ziyadesiyle nasibini almıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir