Medyaya şok tedavisi


Medyaya şok tedavisi

SİYASETİN tabiatı icabı politik yazıların çoğu birbirine benzer. Fakat roman yazmak ne türlü ki içerik yaşamının doruğu olarak görülüyorsa politik yorum da dergi köşe yazarlığının doruğu olarak onay ediliyor. Gazeteler, web siteleri ve tv kanalları devamlı birbirlerinden etkilenip beslenirler. Buna Bağlı Olarak hepsinde politik yorumlara ek olarak ehemmiyet verilir. Öbür türde yazılar, konuşmalar, hafif ve lüzumsuz olarak görülür. Bu ortamda basın tümden ağırlaşmaya ve durağanlaşmaya başladı. Tümü birbirine benzer hemen hemen benzer cümlelerle yazılmış politik yazılar ve konuşmalar medyayı istila etti. Bu da basının vasatlaşma sürecidir.
Hepimiz bu dünyanın içerisine kapanmış, hayatın pek farkında olmadan yaşayıp giderken bu mecraların elimizden kaçmaya başladığını; sektörümüzde hiçbir özgün söylem yaratamadığımızdan okuyucu/seyirciyi bıktırmaya/kaybetmeye başladığımızı farklılık edemiyoruz. Bizim dünyamızda vatandaşlar bizzat yazılarıyla, programlarıyla bir sürü memnunlar, olabilecek seçenekleri düşünmeyi çoktan bırakmışlar, bir kısırdöngü almış başını gidiyor. “Gittiği yere civarı gider”deyip bırakamayız bu zamanı. Zira pek gidemeyeceği açık. Basının tümden bir takım özgün fikirlere, yaklaşımlara ivedi gereksinimi var. Bizim dünyamıza bir şok terapisi gerekmektedir. Fakat bununla kendine gelebilecek, alakayı tekrar çekebilecek. Tamamıyla gündeme ilişkili kalıp bu gündemle alakalı yazılar yazmak ve konuşmak mahaline, bu gündemin tamamıyla dışına çıkan yazılar yazmak, programlar inşa etmek fikri var kafamda. Bunu tartışmak talep ediyorum. Bir diğer gazetede ben Jacques Lacan ve Slavoj Zizek ile alakalı iki içerik dizisi hazırlamıştım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir