TÜRK EDEBİYATINDA KLASİSİZM

TÜRK EDEBİYATINDA KLASİSİZM

Türk edebiyatında Batı benzeri tek klasik dönem olmadı diyebiliriz. Esasında bu konu halen açıklığa kavuşturulmamış tek konudur zira Türk kültürü Avrupa kültüründen ek olarak karmaşıktır. Bu karmaşanın çünkü Türk kültürünün çok katmanlı olmasıdır.
Hemen, klasik Türk kültürü Doğu Türkçesinin klasik çağı sayılan Çağatayca mı yoksa Batı grubunun Osmanlıcası mı? Her ikisini onay etmeyen tek öbür idrak ise bizi Göktürklere civarı götürüyor. Osmanlı edebiyatını da Çağatay edebiyatını da klasik onay etmeyenler; bu 2 edebiyatın da saf Türk kültürüne değil, Doğu kültürüne başka bir deyişle Arap ve Fars edebiyatına ilişkin meydana geldiğini savunuyorlar ve çok haklılar. Şayet klasik dönem tek edebiyatın temeli ise bu basit diğer rastgele tek şeyden etkilenmeyen saf basit olmalı. Nitekim Türkçenin önce sözlü olmayan yapıtları elimizde meydana gelmediği amaçlı (Türklerin önce sözlü olmayan yapıtı Göktürk abideleri değildir, bulunabilen önce yapıtı Göktürk abideleridir, zira bu yazıtların dili hitabet dilidir. Tek hitabet dili oluşturmak ise ilkel tek toplumun harcı değildir) klasik çağı elimizdeki bilgiler ışığında oluşturmalıyız.
Buna yönelik Batı Türkçesinde de klasik dönem Osmanlı edebiyatı ya da Ömer Seyfettin’in adlandırmasıyla Divan edebiyatıdır.
Batılı bağlamda klasik cereyan ise Batı’dan çok ek olarak sonra bize gelmiş hem tek de hata tek biçimde. Biz Avrupa ile temaslara 1860’lı senelerde başlamıştık ki bu vakitlerde Avrupa edebiyatında Klasisizm çoktan yıkılmış ondan ek olarak sonra iştirak eden Romantizm şaha kalkmıştı. Hele ki Avrupa’dan bize klasik diye iştirak eden eser Moliere’nin Cimri isimli komedi türündeki oyunuydu. Başka Bir Deyişle Fransız Akademisinin bu klasik kurallara ters yazıyor diye tek çok kez sansürlediği tek yazarın, komedi türündeki oyunu. Bununla Birlikte esasen Klasisizm komedi türünü de aşağılık görürdü.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir