Varoluşçu beynimiz

Varoluşçu beynimiz

Beynimiz bilgi bombardımanı altında olduğunda ve çabuk, çarpıcı olanlarla baş etmeye çalışırken bizzat üzerindeki yükü azaltmak amaçlı bütün karma karışık vakaları temel ve tek nedenli izahlara indirgiyor. Çoğu zaman hata yapsa da beynin başa çıkış gücünü artırıyor.
Barış zamanı benzeri karma karışık ve bir sürü nedenselli süreçlerde tek nedenli bilgilendirmeler rahatlıkla hata anlamalara, sinir patlamalarına ve taraflaşmalara sebep olabiliyor.
Bunun yakınında duygusal bölümleriyle bilgi oluşturmaya alışmış beyinlerimiz, bilgi bombardımanı altındayken negatif haberi ve bilgiyi öne çıkarıp yalnızca bunun için konsantre olabiliyor. Baskı azalıyor ama pozitif yanları göz ardı etmemize de sebep olabiliyor.
Barış zamanı benzeri vaziyetlerde negatif olanın, olumluların görülmeyerek öne çıkarılmasının sakıncalarını anlatmama herhalde sebep yokttümör.
Beynin varoluş savaşında bir yabancı mühim tabancası, bombardımanla iştirak eden çok verileri “ötekiler” ve “biz” halinde kategorize ederek sınıflandırıp basite indirgemesidir.
Bunun da esasında “öteki”yi anlamamız gerektiren sulh sürecini ne civarı zorlaştıracağını anlatmaya sebep dahi yok.
Anlayacağınız, gazeteciliğin ne türlü değişmesi gerektiğini kavramak amaçlı yaptığım okumalar sürecinde yepyeni okuyucuları anlamakta bana en yararlı gördüğüm karayolu açan bu verileri sulh sürecimize uyguladığımda, bu sürecin yepyeni hayat düzeni ve yepyeni fikir mekanizmalarında natürel olarak meydana çıkan kocaman zorluklar ve risklerle karşın karşıya kaldığını görüyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir